by Gabriele Pennacchioli ve diğerleri, 2019, 15min

Netflix’in yaptığı en iyi işlerden biri. Bu aslında kendi çizdikleri imajın da dışında bir iş. Netflix genelde daha çoğulcu işlerle daha büyük kitleleri yakalama çabası güdüyor ve çoğu zamanda bu sınırların dışına çıkmıyorlardı. Ama 2018 sonu ve 19 başında yaptıkların işlerin az da olsa bir kısmı para odaklı değil prestij ve sanat odaklı ürünlerdi. Bu elimizdeki ise yukarıda değindiğim azınlığa dahil yeni nesil bir sanat anlayışı güden, 3 kelime üzerinden doğaçlama animasyonların yapıldığı bir antoloji idi.
Antolojideki bölümleri izledikçe sanki yazar ve çizerlere bu üç kelime verilmiş ve akıllarından geçenleri bir bütün haline getirilmiş gibi hissettim. Hepsinin aynı üç kelime çerçevesinde birbirinden bu kadar farklı olması ortaya güzel bir tat ve tüketilmesi kolay bir iş çıkarmış. Burada bölüm sürelerinin kısalığı da bu tüketim kolaylığında önemli bir rol oynamış. Genelde tüketim kolaylığının düşmanı olan hikaye derinliği de her bölümün farklı sanatçılar tarafından yapılmış olması ve sanatçılara tanınan alan ile pek çok muadiline göre çok üst seviyeye çekilmişti. Aralarından sıkıcı bölümler olması dahi genel başarıyı etkileyememiş.

Benim aklıma gelen tek eksiği ise bölüm sıralamalarındaki beceriksizlik. Antoloji farklı ama benzer ürünlerin araştırılıp bulunması işi olduğu kadar onların tüketim sırasının da önem teşkil ettiği bir iş olmalı. Daha ortalarda seyrettiğimiz güzel bölümlerin sona yakın konulması, ilk ve son bölüm tercihlerinin daha derin bölümlerden yana kullanılması, diğerlerinden daha düşük olan bölümlerin geçiş bölümleri olarak kullanılması gibi tercihler yapılsa izleyicilerin hafızasında daha derin yer edinebilirdi.
Son olarak Netflix’in buradaki bazı işlerin peşini bırakmamasını temenni ediyorum ve temenni bir kenara peşini bırakacaklarını pek zannetmiyorum. Gerçekten potansiyelli ve derinleştirilebilecek işler var.

89
27.03.2019
Yorum bırakın