Written by

by Ursula K. Le Guin, trl Ekin Odabaş, 1966, 11.02.2024

ön kapak

Sürgün gezegen okudukça açıldığını düşündüğüm ama bir türlü o istenilen seviyeye ulaşamayan bir kitap gibi kaldı. Öncelikle kitabın ilk kısmında hiçbir şey bilmeden lap diye betimlemelere dalınca kafamda nasıl bir şey canlandırmam gerektiğini baya bir düşündüm. Gerçekten görsel olarak nasıl bir dünyaya ve insanlara sahip olduğunu kafamda oturtmak çok zamanımı aldı. Biraz ilerleyip kafamda bir şeyler oluşmaya başlayınca kitap zevk alınabilir bir hale geldi.

Kitabın teması gerçekten çok kaliteli ve (yazar hakkında önemli bir bilim kurgu insanı olduğu dışında pek bilgim yok benim öküzlüğüm) sanırsam bu kitapların bir seri özelliği kazanmasındaki şey de bu. Gelişmiş bir insanlık ve farklı farklı gezegenlerde yaşadıkları şeyler gibi bir şey olması lazım. Sahip oldukları kurallar gelişmişlik seviyeleri ve gidilen gezegendeki yaşam formlarıyla beraber gerçekten çok yoğun bir temele sahip oluyor kitap ama…

Ama bu kitap bana bir türlü yeterli gelmiyor. Yazı dilinde bir türlü çözemediğim bir negatiflik, betimlemelerde hep bir kopukluk ve karakterlerin gelişim göstermeye çok açık olan bir alan olduğu halde kullanılmaması gibi okurken çok gözüme batan şeyler var. Her ne kadar evren yaratma konusunda aşırı başarılı ve ilgi çekici bir şey yaratıldığını düşünsem de kitap sanki film medyumuna daha bir uygun gibi. Yazılı medyumlar daha derin olmayı gerektirir gibi geliyor hele ki konu böyle ilginç bir şeyse fakat burada her şey çok yüzeysel kalmış gibi hissediyorum. Bu kitap sanki daha büyük bir kitabın küçük bir kısmıymış gibi geliyor bana. Sürgün gezegene inen halkın tüm o yıllar boyunca yaşam destanlarının bir dönüm noktası hikayesi gibi. Ne o istediğim doygunluğa, ne de yazımsal sürükleyiciliğe bir türlü ulaşmadı kitap. Ama kötüde diyemem kesinlikle.

arka kapak

66

14.02.2020

Yorum bırakın