by John Lasseter, 1995, 1h21min

Ben bu filmi daha uzun sanıyordum. Şimdi içinde bulunduğum yıl ve durum özelinde (yaşlandım ulan) çok önemli bir filmmiş gibi gelmedi bana. Daha önce izlediğim kısımlarını da hatırlamadığım için bir nostalji esansı yok ortada. Haliyle biraz saf bir şekilde izledim diyebilirim.
Şöyle bir iki adım kenara atıp filme baktığımda ilk gördüğüm şey hem mesaj hem de hayal gücü ittirme açısından çocuklar için ne kadar büyük bir etkisi olduğu. Düşünsene küçük bir çocuksun ve oyuncaklarının yaşadığını gösteren bir şey izliyorsun. Sonrasında gelebilecek çılgınlıkları tahmin edemiyorum. Ama şu anda yaşayan ve 21 yaşında olan ben için bu hayal dünyasının kapılarını açacak o doping etkisi pek yok. Yapılan tercihi yaratıcı ve başarılı bulmaktan pek öteye gidemiyorum. Yani filmle duygusal bir bağ kuramıyorum.

İyi ve tamamlanmış bir film ve lakin benim kitabımda yukarılara oynayabilecek bir şeyler barındırmıyor. Temelde hiçbir açıdan kötü değil hatta kimi açılardan iyi ve üzeri. Fakat o onu özel kılan dokunuş benim için yukarıda da bahsettiğim gibi etkisiz. Zaten bana yapılmış bir ürün değil. Buna rağmen beni kendine sürükleme anlamında dahil edebilmiş olması ne kadar iyiyse o ışıldayan tarafını görüp ona ulaşamamak da benim için bir o kadar kötü. Yani hayal kırıklığımı üzerimden atamıyorum. Oyuncak olduğunu idrak eden Buzz gibi artık yetişkin olduğumu idrak etmek biraz kalbimi kırıyor. Bu filmde bunun turnusolü gibi oluyor biraz. Kanatlarım hala var ama tek yapabildiğim stil bir şekilde düşebilmek.
77
19.03.2020
Yorum bırakın