by Titan Forge Games, 2014, 16.08.2020

Smite’ı daha önce de birkaç defa deneyipbırakmıştım. Bence pek çok açıdan başarılı bir oyun. Diğer MOBA’lardan gerçekten farklı hissettiren (3rd person moba), gerçekten güzel bir temaya sahip (tanrılar ve mitoloji), gerçekten oynamayı ve yapmayı seven iki tarafa sahip bir aşkın meyvesi gibi. 3. şahıs kamera açısı farklı, hatta ilk başlarda biraz alışması zor, fakat oyunun genel mekaniklerine en uyumlu tercih olduğunu çok kolay kavrıyorsun. MOBA oynayan ya da bir ara oynamış herkesin bildiği oyun modları bile bu kamera açısı ile farklı hissettiriyor. Oynanış açısından da en göze çarpan şey çok fazla yetenek odaklı bir oyun olduğu. Burada yetenek derken kişinin ne kadar iyi oynadığı değil de daha çok karakterlerin yetenek setlerine daha bağlı. Oyuncudan sürekli yetenek kullanmasını isteyen bir oyun yapısı göze çarpıyor.
Fakat gene aynı sebeplerden öğrenmesi değil ama alışması biraz zor bir oyun. Yani “ben ne kadar oynadım da böyle bir şey diyebiliyorum” diyebilirim kendime ama gel gör ki şu an böyle bir deneyime ne ihtiyacım var ne de bir ilgim var. Yeni bir rekabetçi oyunun mekaniklerini, stillerini, yeteneklerini, haritasını, inciğini cıncığını öğrenmek istemiyorum. Bunun ilk sebebi bu ve bu tip oyunların insanlardan talep ettiği zaman. Her ne kadar farklı bir deneyim sunsa da bu kadar uzun saatleri bana hiç bir ilerleme hissi vermeyen, sadece insanların bir birleri ile yarışma temeline dayalı bir şeye, bir rekabetçi türe vermek istemiyorum. Bir başka istememe sebebim de önce yazdıklarımla ilintili olarak rekabetçi oyunların büyük çoğunluğundan nefret etmem.

Ben başka insanlarla ve insanlara karşı oynamaktan ve rekabet etmekten nefret ediyorum. Durum böyle olunca rekabetçi oyunlara karşı görüşüm oyun ne kadar iyi ve farklı olsa da çok büyük bir eksi ile başlıyor. Rekabetçi oyunlardan zevk aldığım zamanlar benim küçük arkadaş çevremle arada bir vakit geçirdiğim ve içerimde bir hırs ve kazanma duygusu ile oynamadığım anlarda ortaya çıkıyor. Rekabet etme duygusuna sahip olduğum ya da hırslı olduğum zamanlarda bile nadiren ortaya çıkıyor bu durum çünkü bu oyunlarda kendi çevren kadar oynadığın diğer insanların da büyük etkisi ile şekillenen deneyimler söz konusu. Tek başıma oynadığım zamanlarda da bir arka planda bir dinleti veya bir izleti yok ise başka hiçbir işlevselliği yok bu türün benim özelimde.
Smite’ı da ne arkadaşlarımla oynayabiliyor ne de başka bir ürünle beraber götürebilecek kadar odaklanmadan oynayabiliyorum yani kısacası bırakıyorum. Smite’ın tek şanssızlığı rekabetçi olması ve benim bu tür oyunlara karşı artık kusacak seviyeye gelmem. Herhalde bu coğrafyanın günlük yaşamda her dakika her saniye bizi rekabete sokmasından artık oyunlarda bunu pek görmek istemiyorum.
Emekli
20.08.2020
Yorum bırakın