Written by

28.02.2021

O dönemin Yeni Zelanda başbakanı Jacinda Ardern’in, mütevaziliği ile bilinen Twitch yayıncısı ve oymacı Broxh’u ziyaret videosu üzerine bıdırdamalar.

Bu video benim ruhuma iyi geliyor, beni rahatlatıyor. Jacinda hanım çok insan ve bir politikacıdan beklenmeyecek kadar samimi biri (tabi bunun ne kadarı gerçek ne kadarı rol bilme ihtimalim yok ama harbiden öyle bir insan gibi), Broxh zaten platformun en kalpten adamı, ortadaki iş aşırı güzel ve emek dolu, arkadaki ağaç ilkbaharın sıcak ama hafif rüzgarlı bir akşamüstü gibi sallanması. Yani çok ama çok tatlı bir video. 

Ki sadece ruha iyi gelen değil bence üzerine çokça düşünülmesi gereken de bir video. Her ne kadar ziyaret yararcı bir amaçla (reklam? tanıtım?) ortaya çıksa da Jacinda Ardern’e bakınca çok ütopik bir dünyanın çok ütopik bir liderini görüyor gibiyim. Güç sahibi olduğu için kendini özel görmeyen hatta sahip olduğu güce sorumluluk bilinci ile yaklaşan, şu 19 dakika gibi kısa bir sürede samimiyet, iyilik, komiklik ve en önemlisi insanlığını gösteren ve bunlara ek olarak tutku, sorumluluk ve idealistliğini de gösterebilen, bilmeyince bilmiyorum diyen, doğru mu yanlış mı diye sorabilen, en ufak hareketinin bile bir ülkenin yöneticisi olarak ne kadar değer arz ettiğinin bilincinde olan ve bu sebepten yanlış yapmaktan söylemekten korkan, aşırı ama aşırı ütopik bir yönetici. Ama gel gör ki böyle biri sadece 19 dakikalığına da olsa var ve tüm insanlar, tüm halklar neden kendi yöneticilerinden böyle bir şey istemiyorlar bir türlü anlayamayacağım şu kısa hayatımda.

Bunun yanında videonun amacı hiç ama hiç olmamasına rağmen böyle hayali, böyle daydream bir havası da yok değil. Zaten bu kadar ruha iyi gelen diye nitelediğim bir videonun bir bahar öğleninde yorulmuş bir çocuğun pencere kenarında uyuklarken gördüğü rüyalara yakınlık göstermemesi saçma olurdu. Ürün o kadar güzel ve asıl önemlisi insanlar o kadar samimi ki oradaki kişilerden biri benmişim gibi, o toteme dokunan benmişim gibi, sanki o hafif meltem benim yüzüme vuruyor gibi düşünmeden edemiyorum. Bu video izlediğim en iyi şeylerden biri kesinlikle. Sondaki misafir uğurlama konuşmaları bile o kadar mükemmel ki çıldıracağım. Ve bu sadece bir video bu, koca hayatta benim yaşamadığım bir an, tee kilometrelerce uzaklıkta bir kaç okyanus ötede gerçekleşmiş bir ziyaret… Nasıl oluyor da böyle dokunuyor, nasıl oluyor da böyle hissettiriyor… İşte Youtube’un en çok busunu seviyorum. Öyle rastgele karşına çıkan bir şey bir anda kafana kazınıveriyor.

Yorum bırakın