Son satırları yazmamın üstünden bir hafta geçti. Hala ölmedim. Hala kendimi öldürmek istemiyorum ama bir yandan da istiyorum. Kendini öldürmek oldukça büyük bir sorumluluk ve ben bu sorumluluğu üstümde istemiyorum. Yaşamak çok daha büyük bir sorumluluk ve onu daha da çok üstümde istemiyorum. Yani böyle saçma bir durum. Hayat, evren ya da tanrı bir şeyler yapmadan ikisini de tam anlamıyla yapmayacağım sanırım. Ne tam anlamıyla yaşamaya devam edeceğim, ne de tam anlamıyla öleceğim. Ne yaşamak böyle bir şey ne de ölmek. Ama şöyle bir iki adım geriye atınca en salt haliyle yaşamak zaten böyle bir şey. Hayat yalnız bir adamın soğuk bir intihar mektubu yazması kadar bir şey. (Soğuk çünkü intihardan çok daha önce yazılmış anlarsın ya.)

Yalnız bir adam niye mektup yazar? Kime neyi açıklayacak mesela? Bir şeyleri açıklamaya değer kim var ki hayatında, içinde bir mektup yazma amacı doğuracak ve yazdıracak satırlarca? Evrene mi bu mektup, boşluğa mı, insanlığa belki ya da insanlık yok olduktan sonra dünyaya gelen uzaylılara? Yalnız adamın kendinden başkası yoktur. Haliyle bu mektup da kendime. Aslında yalnız adamın kendisi de yoktur ama ne yapalım elimizdeki malzeme bu. Kimseyi ve hiçbir şeyi düşünmeden bir insanın sadece kendisi için yapabileceği yegane şey sanırım intihar mektubu yazmaktır. İntihar bile birine bir şey anlatır ama mektup ya da not her ne ise insanın kendiyle baş başa kaldığı en yoğun andır ve en önemlisi opsiyoneldir. Eylem zaten bağlamın önüne geçmiştir, ölen ölmüştür. E ben öldükten sonra kalan sağların ne önemi vardır ki? Ya da ben öldükten sonra kimse sağ kalır mı ki? Evren hala burada olur mu? (Benden sonrası tufan).
O yüzden bir mektup yazmak sadece ölü için bir anlam ifade eder. Diğerleri için bağlamın bir parçası, bir soruşturmanın delil dosyası, bir nostalji objesi. Ama artık var olmayan için var olduğu son düzlemdir o mektup. Ruhunun bir parçası yaşamaya devam etsin diye bir kağıda koymaktır. Kısa bir anlığına geek tarafımı, intihara meyilli tarafımın önüne koyarsam bir güç yüzüğüdür. Her şeye hükmedecek tek bir mektup, bana dair kalacak tek bir mektup. Herkesin beni hatırlayacağı, tanımayanların tanıyacağı tek gerçek ‘ben’in tek gerçek mektubu. Ama dedim ya, ben yalnız bir adamım. Bu mektubu taşıyacak bir Frodo yok hayatımda ya da ona yardım edecek bir boy band, etrafta gezen hobitler, orklar, elfler, büyücüler ve hatta mutlak iyiler, mutlak kötüler yok. Ben dediğin zaten koca bir evren ama içi boş. Adı da ha Gondor olsun ha Türkiye, yüzüğün içindeki de ha Sauron olsun ha ben.
Yorum bırakın