Written by

Yalan yok bu anlaşılamamayı ve yalnızlığı sadece benden ayrı sebepler üzerinden okumak biraz kolaya kaçmak gibi geliyor. Suçu başkalarına atarak kendimi kandırıyormuşum ya da kendimi avutuyormuşum gibi geliyor. Ama bir yandan da olduğum insanın %70’ini koşulların %30’unu kendimin oluşturduğuna inanıyorum ve ne zaman o %30 üzerine düşünsem diyorum ki “onu bile koşullar yarattı”. Kendine dair hiçbir şeyi olmayan sadece koşullardan oluşan bir adam.

Farklı farklı senaryolar kuruyorum, farklı zamanlara atıyorum kendimi ve düşünüyorum nasıl olurdum. Koşullar değişince koşulların adamı da değişecek elbet ama bir şey baki kendinden gelen hiçbir şey olmayacak. Yine kendi insanın değil koşulların insanı olacaksın. O yüzden yaşanmamış, tecrübe edilmemiş hayatların unuyla yapılan ekmek ellerime alır almaz un ufak oluyor, kum taneleri gibi dökülüveriyor. Komik bir not: kum deyince bile aklıma plajlardan çalınan kumlar geliyor öyle işlemiş koşullar içime. Ne özel ne genel hiçbir koşul insanın kendi olarak var olmasına izin vermiyor maalesef. Her koşul bir sınırlandırma oluyor ve mutlak özgürlük bir hiçlikte süzülerek başlıyor. Neyse ekmek deyince karnım acıktı bir kahvaltı yapayım koşulların ekmeğiyle.

Uykusuz gecenin kahvaltısı
Yalnızın insanlığına yenilgisidir
uyanan insanların tıkırtısı
Karnından gelen gurultulardan yeğdir

Şehir uyanmakta
Güneş doğmakta
Yalnız ise mutfakta tektir

Bir parça ekmek
biraz peynir
Gurultulara verdiğim rüşvettir
Ve sonra biraz uzanmak
belki gözlerini kapamak
sonsuza kadar sürse galibiyettir
ama 8 saat sonra mağlubiyettir

Yorum bırakın