by Makato Shinkai, 2016, 1h46min

Çok iyi film, çok iyi görsellik, çok masalsı anlatı. İkinciye izleyince o kadar duygu yükleyemiyor ama ilk izlediğimde gerçekten yumruk yemiş gibi olmuştum hatırlıyorum.
Bu izlemede en çok aklıma takılan şey ne kadar nefes alan bir film olduğu oldu. Anime kültüründen gelen 20 dakikalık parçalarına dikkat edilmesi konusunda ekstra bir etken olmuş olabilir ve bu bir nefes alma konusunda oldukça yardımcı olmuş ama herhangi bir kopukluk falan sağlamamış. Büyük ihtimalle parçalar da tam anlamıyla 20 dakikalık değildir ama anlatmak istediğim farklı sekanslara bölündüğü ve sekansların nefes aldığını çok çok hissettim bu sefer ve filme en yakışan şeylerden biri bu olabilir. Bir şeyler veriyor nefes alıyor bir şeyler daha veriyor bir daha nefes derken böyle böyle film ilerliyor. Belki zaman zaman nefes aldığı kısımları uzatıyor ama işlevini anlıyorsun. Sanırım bunun kadar nefes alan bir film izlememişimdir daha önce. Bu açıdan bana çok farklı geldiğini belirtmek lazım. Hikaye belki 40 dakikaysa nefes alınan kısımlar 1 saat vardır ve bu durum bir nebze bile yanlış hissettirmiyor. Görünüşüyle hikayesiyle karakterleriyle zaten nefes alma filmi olduğundan bu uzun nefesler filmin ta kendisi oluyor. Hatta filmi bu gözle izledikten sonra niye çoğu film bir kez bile olsun nefes almıyor niye hiç bir boşluk bir alan bir düşünme boşluğu bırakmıyorlar bunu da sorgular oldum. Sektör dinamiğidir diyor ve üstüne çok gitmiyorum.

Her ne kadar keyif alsam da tekrar izlemeye pek yatkın değil maalesef. Filmin özü bir şeyleri bilmemekle daha belirgin oluyor yoksa şu haliyle aşka dair daha fazla derinlik arar şekilde buluyorsun kendini. Ee tabi herkes bir şeyleri arar. Buradaki arayışı farklı kılan o zamandaki kırılma aslında ve bunu bilmeden izlemek. Yanına bir de beden değiştirme gibi bir şeyler ekleyince temasal olarak zaten ilginçleşiyor. Aşk meşk işini de saflığını bozmadan azar azar verince (bir de görselliği becerince) film hem kağıt hem ekran üstünde bitiyor. Ama işte tekrar izlerken o ilginçlik yok. O olmayınca da aşk meşkin altındaki boşluk daha belirginleşiyor.
Ne kadar yazsam da ne kadar özel de olsa bu filmi hatırlayacağım noktası televizyonda izlemiş olmam olacak hep. Digitürk’te bir film kanalında akşam saatlerinde “Aaa burada anime film de mi çıkıyormuş” diye başlayıp izlediğim o film çok hoşuma gitmişti. Bu da o filme ve o ana dair bir kayıttır aslında.

82
17.12.2023

Yorum bırakın