by George R. R. Martin, 1996, 29.02.2024
Köyden indim şehire.

Çok uzun zaman oldu be. İlk okuduğun zamanlardan buralara yıllar geçti. Kaderin cilvesi kitaba ilk başladığım yerde bitiriyorum bugün. 850 sayfalık kocaman bir kitap. Bazı konularda hala ilk günkü kadar taze. Bilerek okumanın getirdiği perspektifle beraber de biraz garipleşen bir kitap.
Şöyle ki ne kadar kitapta olacak şeyleri, hatta önündeki kitaplarda da yaşanacak şeyleri bilsen bile serinin nasıl biteceğinden bir habersin. Çünkü hala yeni bir kitap gelmedi (hadi George Aga). Aslında seriye başlamamın sebebi de biraz odur. Maalesef ki başladığım şeylere bereket getirmek gibi tescillenmiş bir huyum bulunmaktadır ve bu sebeple bu serininde yeni kitabını eldeki kitaplar bitmeden göstertirim amacıyla bu yola çıktım… Tamam asıl olarak unuttuklarımı tazelemekti amaç ama umut fakirin ekmeği, belki yeni kitaba bir katkımız dokunur. Bu işler konunun metafizik tarafı.
Bana bu kitabı okurken asıl şaşırtıcı gelen şey her ne kadar yaşanacak büyük olayların hepsini bilsem de bir şeyleri şöyle olsa nasıl olurdu, bu böyle olsa nasıl çıkardı, acaba bu böyle olur mu, şu şöyle bağlanır mı gibi düşüncelerden bir türlü kendimi alamamak oldu. Sanırım bazı şeylerin kitapta olduğu gibi olmasını aşamıyorum hala. Nasıl Eddard böyle yapar diye düşünüyorum, sinirleniyorum belki, efor sarf ediyorum. Cat nasıl böyle bir şey başlatır nasıl bunda devam eder, Sansa nasıl satar herkesi bir hayal uğruna ve gibi gibi şeylere karşı hala derin duygular ve fikirler besliyorum. Ve buradan fark ediyorum ki bu görüşlerimi genelde Kings Landing’i çevreleyen hikayelerde ortaya çıkarıyorum. Oradan uzakta olan karakterlerin hikayesi çok ama çok doğal geliyor. Fakat burada yaşanan şeylerde bir güç kalabalığının kaotik etkisi var ve bu hiç kötü bir şey değil. Aksine bu kitabın ne kadar iyi yazıldığının kanıtı nitelikte.

Bu tüm serinin planlamasına da hakim bir durum aslında düşününce. O kaotik ortam ve hikayeler bütünü seni dünyaya ve o dünyadaki insanların hallerine hazırlarken ilerleyen kitaplarla o kaotik gücün kendinden daha büyük ve daha belirleyici bir şeyin altında yüzeyselliğini belli eder derecede önemsizleşmesi ve kaosunun bir taraf bölünmesine geldiğini görüyoruz. Çok büyük görünen bir düğümle başlayıp o açıldıkça sürekli olarak hissettirilen daha büyük bir düğümün etkisi altında seriyi okuyoruz. Kısaca bir krallık savaşıyla başlayıp sonrasında uzaylılarla savaşmaya doğru yol alıyoruz. En yalın haliyle aslında kitap bundan ibaret.
Ayrıca bu kitap o ‘uzaylı’ şeylerin de en az olduğu kitap aslında. Birkaç zombi, birkaç büyü ve sondaki ejderler dışında geri kalan her şey kılıç kalkan ve entrika. Ama sonraki kitaplar neler neler çıkartacak, ne uzaylılıklar yapacak. Ve o anlarda bir okur olarak diyeceğiz ki “vay aq bu nasıl dünya kazdıkça her tarafından bir şey çıkıyor”. Bu o dünyanın 850 sayfalık küçük bir adım.
6 Çizili
- … what i think is the books chief accomplishment, is it meanness… And I am not even talking about the cruelty of the big surprise in this book… or the sadism of some of his characters. Its the way he has captured the authentic meannes of the medieval time
- the man who passes the sentence should swing the sword.
- Bilerek okumak farklı bir hava katıyor.#

Yorum bırakın