Ama önce bir şey söylemek istiyorum. Ben görsel temelli sosyal medya platformlarından nefret ediyorum. Adı insta, pinsta, flicksta, facesta veya her ne ise bu market, bu portfolyo, bu pazarlama alanları olan yerleri sevemiyorum. Ben bir şeyleri birilerine yaranmak ya da kendimi pazarlamak için yapmaktan hicap duyuyorum. O zaman ne sikime bu blog denebilir. İlk başladığım zamanlar hep unutmamak adına diyordum kendime ama geçen yıllarla beraber bu görüşü biraz olgunlaştırdım. Bu benim kendime internette bir alan açmak çabamdır. Ve yazılı sosyal medyalarda öyle yada böyle bir alan yaratıp bir şeyler anlatabilirken görsel temellilerde asla varolamamanın sıkıntısından kimseye bir şeyler gösteremiyorum. Evet neredeyse her yazılı platforma görsel atabilirim ama aynı hissettirmiyor. Diğerleri de bana zıt geldiğinden bir aydınlanma ile ‘benim bologum var lan’ dedim kendime. Ara sıra bazı bazı genellikle ucuz telefonundan fotoğraf çeken bir adam olarak sizlere bir şeyler göstermek istiyorum. Markette bir ürün gibi değil, portfolyolardaki değerler gibi değil. Bir yabancıdan belki başka yabancılara gösterdiğim bir kaç bir şey işte. Siz de şöyle bakın isterim, sokaktan geçenler görsün diye pencereye konulmuş şeyler.













































