by Kim Mordaunt, 2013, 1h40min
Kendine gelememiş bir ülkede kendini bulamadan yerini bulma çabası.

Güzel güzel… Bir kere müzikler güzel, açılar güzel, alttan alta verdiği savaş, gelenek, kayıp, sömürü güzel. En öne koyduğu kendini kanıtlama çabası güzel. Kendinle olan savaş güzel, birini bulmak güzel, emeklerinin karşılığını almak güzel, evini bulmak güzel. Lokal işlenişi güzel ara ara yaptığı göndermeler, hafif çocuksu komedisi güzel. Belki çok üst seviye bir film değil, belki sınırları biraz dar ama bence sınırlarının oldukça ucunda biraz daha derinlikle o üst seviyeye gelebilecek bir film.

Tüm bunların arasında filmin en iyi yaptığı şeyi atlamayalım. Anne sevgisi. Filmin çok başlarında olup bittiğinden unutması biraz kolay ama Ahlo’nun annesi Mali o kısa sürede o sevgiyi çok çok iyi geçiriyor. Bir de izlediğim çoğu filmden daha güçlü geçiriyor o kısalığına rağmen. Filmin o kısımdaki senaryosu da buna çok uygun tabi bunu da göz ardı etmemek lazım. Belki o kısımlar biraz daha uzasa, filmde biraz daha fazla yer kaplasa bu sevgi daha da vurucu bir şekilde sunulabilirmiş ki böyle olsaydı o kısa kısmın sonu baya dağlardı izleyeni. Ahlo (çocuk), Mali (anne), Taitok (anneanne ya da babaanne) ve Purple karakterleri filmden beklenmeyecek düzeyde iyi ve derinlikliler. Ki bu karakterlerin derinlikleri o kadar da deşilmiyor filmde. Ama sadece bu kadarlık hallerinden bile baya bir yüklü oldukları anlaşılıyor. Bir tek Purple karakterinin derinlerine iniliyor ki filmin ana kahramanı bile değil aslında. Fakat ne kadar çatışmalı ve yüklü bir karakter olduğunu hemen hissettiriyor. Savaşa sürüklenen bir çocuk olmak, savaşta yanlış tarafta olmak, kendi halkına ihanet etmek ve bunları bir çocuk olarak yapmak ki ardında da bir yetişkin olarak bunların acılarını çekmek. Üff diyorum be abi sen ana karakter bile değilsin napıyorsun ya. Küçük aşıklar, kendini kanıtlamalar, dışlanmalar falan derken baya iyi bir kompozisyonu var filmin.


Yorum bırakın