İ.M.56 [YENİ GÜNÜN İLK SABAHI]

Karnımdan bağlıyım öfkeye.

Bugün her şey bir tersinden gidiyor ve daha saat 11 bile değil. Halbuki güzel başlamış gibiydim. Temiz kıyafetler, temiz dişler ve temiz hayaller. Kendimi temiz ve sıyrılmış sanarken ben aslında o kadar da temiz ve sıyrılmış değilmişim onu gördüm. Öfkeye karnımdan bağlıyım maalesef. Nasıl olmayayım ki. Kendimi Fight Club’daki Durden’istler gibi kaybolmuş ve yenilmiş hissediyorum ve bunun sistematik bir yenilgi olduğunu düşünüyorum. Ya da kendi seçimlerimin mahkumu olmaktan kendime deli öfkeliyim. Veya bana yol gösteren omuz atan birileri olmadığı için. Ve ya doğadan bu kadar uzak olmama ve olmamıza. Mesela açgözlülüğe. Mesela kendini bir şey sanmaya. Çoğu zaman herkesin bir fikri olmasına. Bu vücuda öfkeliyim, yandan sarkan yağlarıma, bir türlü düzeltemediğim sırtıma ve her dakika ağrıyan bu boyuna. Ve bunları düzeltebilecekken düzeltmeyecek bana… Geçmez bu öfke. Geçemez çünkü ben karnından bağlıyım öfkeye.

Yanlış olmayan ama yanlış gibi gözüken en ufak şey bile beynime bir öfke hançeri saplıyor sanki. Ve bu en küçük şey bile yanlış gidince her şey yanlış ve öfkeli gidiyor. Jenga misali yıkabiliyorum her şeyi. Halbuki gözlerimdeki öfke perdesinin ardına baksam orada yeşil ağaçlar, kırmızı güller ve masmavi bir gökyüzü göreceğim. Havalar ısınmış, kısa kolluya geçmişim çoktan, hafif bir rüzgar ağaçlarla dans ederken havada pamuktan bulutlar kuzeye doğru gidiyor. Ama ben hala öfkeliyim.

Çocukluğumdan beri, kendimi bildim bileli hep öfkeliyim. O zamanlardan beridir öfkeme hakim olmaya çalışıyorum. Ona yumruk atma, buna kafa atma, bu duvarı yumruklama, bu kapıyı tekmeleme, bu elindekini fırlatma, ona bir şey deme… Neden? Neden ta en başından beridir böyle? Belki eskisi kadar yumruklar savurmuyor ve tekmeler atmıyorum ama ağzımdaki öfkeyi hiç durduramıyorum. Sövüp sayıp, acılarına vurup, damarlarına basıp, akıllarına girip üzmek istiyorum insanları, neden? Halbuki biliyorum ne kadar can yaktığımı, halbuki biliyorum ne kadar canımın yandığını, neden? Kendimin ve onların acılarını en derinden hissederken bu acı vermek çabası neden?

Nedeni belli ben bir hayvanım. Yazan, düşünen, hisseden ama bir yandan da şahdamarını ısırıp sökmek isteyen, yavru bir ceylanı tek lokmada yutmak isteyen, alanıma giren o aptal maymunu parçalara ayırmak isteyen, sırf spor olsun diye küçük hayvanları kovalayıp öldüren bir hayvan. Öfkeli ve vahşi bir hayvan. Öfkesini, hislerini anlamlandıramayan, bu rahatsızlığının sebebini bulamayan her hayvan gibi tehlikeli ve saldırganım. Öfkemin nedeni, öfkemin nedenini bilmememden.

Bir Cevap Yazın

DELüZYONELo sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin