01.01.2022

Ben bu hayata beta olmak için gelmişim. Bunu sanılanın aksine kötü bir şey olarak ya da bir hakaret olarak söylemiyorum, bunu ana karakter olmak ya da yan karakter olmak açısından söylüyorum ve bu açıdan bakınca çok iyi bir beta olduğumu düşünüyorum. İyi bir insanım anlamında da söylemiyorum tabi ki başarılı bir betayım şeklinde.
Hayatımın erken dönemlerinde ana karakter olarak yaşamış biriyim bana göre. Bir şekilde hep bir hikayenin ana kahramanıydım. Herkesten daha akıllı, daha iyi top oynayan, daha sevilen ve aynı kertede daha nefret edilen. Spot ışıkları ben farkında olmadan üstümdeydi. Bunlar çok küçük sahnelerdi, bunu akılda tutmakta fayda var fakat yine de sahnenin ortasında olmak insanı farklı yapıyor. Dediğim gibi o zamanlar ne sahneden, ne de ışıklardan pek haberdar değildim ama farkına vardığımda bunun hiç bana uygun olmadığını hissettim. Ben hiç büyük büyük duyguların odağında olmak istememiştim. Sevginin de nefretin de bu kadar büyük ve yoğun olmasını hiç sevemedim. Ki bir noktadan sonra sadece yaşanmış, bitmiş ve içleri boşaltılmış anılar olarak duruyorlar kafamda. Ha keza bu kadar yoğun sevildim mi ondan da pek emin değilim fakat nefreti unutmak çok zor oluyor onun yoğunluğundan eminim.
Bir yerden sonra bunun bana uygun olmadığını anlayıp kendimi oldukça geriye attım. Bu da türlü türlü farklı sorunlar getirdi. O kadar geriye gittim ki tek başıma kaldım, çok izole oldum, herkesten çok uzaklaştım haliyle yalnız bir yan karakter oldum. Anlamsız, manasız, amaçsız. Ortamda yardımcı olacağı bir hikaye, yardımcı olacağı bir ana karakter olmayan bir yardımcı oyuncu. Ünlü oyuncunun görenleri üzen son görüntüsü gibi bir şey. Ama açık konuşayım ana karakter olmaktansa yardım edeceği bir şey olmayan bir yardımcı oyuncu olmayı her gün tercih ederim. Arkalarda olmak insanın daha fazla perspektif, daha fazla zaman ve daha az strese sahip olması olarak geri dönüyor. Eğer star ışığınız yoksa dünyanın en zor yeri o sahnenin ortasıdır. Bende yoktu erken fark ettim ve çıktım. Ara sıra ışığı olmayan starlar görünce sahnede üzülüyorum, omuzlarındaki yükü düşününce istemsiz ben bükülüyorum. Eminim kendilerince haklı sebepleri vardır ama çekilecek çile değil bence.
Sonradan geri çekilenler için bir problem daha vardır o da sahne bazen öyle çeker ki bir an kendinizi kaybedince gene oralarda çırpınır bulursunuz kendinizi. Hani hep diyorum ya bana 3-4 sene önce bir şey oldu ve kendimi aramak zorunda kaldım diye. Heh o aslında buydu. Hayatımdaki çoğu şey bir anda değişince o eski alışkanlıklar yine peyda oldu ve yakından uzaktan alakam olmadığı halde bir alfa olmak için çabalar halde buldum kendimi. O dönem o kadar savunmasız kalmıştım ve o kadar kaybolmuştum ki bu değişimlere karşı beynim kendine reset atıp hatta biraz da kendini kapatıp çok eski artık benimle bir alakası olmayan bir versiyona sığınmıştı. Tabi ben bunların farkına bir 6-7 ay sonra vardım ve bunu düzeltmem 1,5 yılımı aldı. Daha yeni yeni kelimelere dökebilecek kadar somutlaştırmaya başladım diyebilirim.
Öyle bir dönemdi ki o 6-7 ay kendimi ana karakter gibi sahneye atmış ve bu durumdan zarar gören bir haldeydim. Çünkü ana karakter olmayı taşıyamıyor, bir ana karakter olarak kimsenin ilgisini çekemiyor, yani var olamıyordum. Kimsenin umurunda değildim hatta kendimin de umurunda değildim. Evet şu anda da kimsenin umurunda değilim fakat şu an var olmam için gerekli bir şey değil ilgi denilen şey. Bir alfa olarak buna içgüdüsel olarak çabalayıp geri dönüt alamayınca 3 ay aç kalmış gibi oluyor insan ama fark etmem çok zaman aldı. Asıl sorun bunu taşımak ya da başarısız olmak değildi, asıl sorun bunun fıtratıma aykırı oluşuydu. 15 metre kare alanda iyi bakılan bir vahşi hayvan olmak ve sergilenmektense kendi doğamda acımdan ölmek daha bana yakın bir tanımlama. Çıplak vücudu çılgınlar gibi kaşındıran bir kazağın materyalinden fullbody suit giymişim gibi bir dönemdi.
Eğer hayatımda yardımcı olacağım birileri ve onlarla beraber taşıyacağım bir hikaye olsaydı hem hikayeyi, hem diğer karakterleri hem de kendimi çok iyi yerlere taşıyabilirim gibi geliyor. Kendime bu yüzden iyi bir betayım diyorum. Başkalarının göz önünde benim ise arkada ya da yanda konumlandığım bir senaryoda gerçek potansiyelime ulaşabileceğimi ve bu sayede başkalarını da çok yüceltebileceğimi düşünüyorum. Bu iş hayatında da, okul hayatında da, aşkta da, arkadaşlıkta da, ailede de böyle olursa en iyi ben oluşabilir gibi geliyor. Ama dediğim gibi kendimi o kadar geriye attım ki yardımcı olabileceğim, ne kadar başarılı ve işe yarar bir beta olabileceğimi kimseye gösteremiyorum. Hatta bırak başkalarına göstermeyi ben bunu kendime bile gösteremiyorum. Bir gösterebilsem sanki hayattaki çoğu şeyi tamamlamışım gibi hissedeceğim.

Yorum bırakın