İ.M.27 [VE BILDIRCIN YUMURTALARI]

unutulmuşsun bir buzdolabı rafında

Sanki bıldırcın yumurtası yemeyeli asırlar oldu. Hem pahalı, hem doyurucu değil, hem de eskisi kadar marketlerde kendine yer bulamıyor sanırım. En son nerede bıldırcın yumurtası gördüm onu bile hatırlamıyorum. Belli ki kolektif bir talep azlığı var.

Bu kahverengi beyaz, alacalı bulacalı, şeffaf sert 6’lı plastik kutularda gelen bu küçük dinozor yumurtalarının bizim mutfakla ilişkisi babamdan sebeptir. Babamın unutmaya başladığım bir yanı saklı o mutfakta ve bıldırcın yumurtalarında. Kendime bile inandırmakta zorlandığım farklı bir adam var orada. Şu anki huysuz, huzursuz, stresli, panik ama bir yandan da umursamaz, ne dediğini bilmeyen, empatiden yoksun, kendinin kabuğu bir adam değil o adam. O adamın ne olmadığını biliyorum ama ne olduğunu tam olarak hatırlamıyorum. Babam son 15-20 senedir bu hatırladığım halinde. Benim de 25-30 yıldır hayatta olduğumu düşününce o eski adamı hatırlamakta zorlanıyorum.

Daha akıl kemale yeni yeni ermeye başlarken babamla ilk ilişkilendirdiğim şey yumurta oldu. Arada bir kafası eser, karnı acıkır, gece midesi kazınır ise geçer mutfağa; bazen sucuklu, bazen kimyonlu, bazen soğanlı, bazen biberli ve türevleri bir yumurta yapmaya başlar. Ve açık konuşayım hayatımda yediğim en iyi yumurtaları yaptığını düşünüyorum. Babasıyla çok vakit geçiremeyen bir çocuk olarak babamın en favori suç ortağı olmak inanılmaz bir histi. Bazen karıştırmaya yardımcı, bazen kaçamağın müsebbibi, bazen yapılan kirliliğin suçlusu olmak beni çocuklar kadar mutlu hissettiren bir şeymiş yazarken onu hatırladım.

Bıldırcın yumurtaları bu kaçamakların sürekli değil ama özel konuklarıydı. Normal yumurtalardan farklı, benim gibi küçük ve renkli oluşları ilgimi çeker, tavukları tanıyıp bıldırcınları bilmemenin verdiği etki ile varlığı masalsılaşırdı. Hem yumurtaları getiren hem de pişiren adam olarak da babam bu masalın şövalyesi, maceracısı, aşçısı oluverirdi. Sanırım annemin yaptığı yumurtalar ondan bu kadar güzel olmuyor.

Ne zaman oldu neden oldu bilmiyorum ama bıldırcın yumurtaları çıktı bir anda hayatımdan. Hem babam hem de yumurtalar o mutfakta kaldı sanki. O şövalyeler ejderhalar maceracılar dinozorlar aşçılar çocuklar ve babalar bir buzdolabı rafında unutuldular sanki. Bir daha kimsenin favori suç ortağı olamadım hiç. Bir daha çocuk gibi hissedemedim hiç. Neredeyse her sabah kahvaltıda yumurta yapıp yiyorum ama ne kadar uğraşsam da babamın yaptıklarının tadına erişemiyorum. Aynı babama erişemediğim gibi.

Bir Cevap Yazın

DELüZYONELo sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin