by David Chase, 2001, 21.03.2024
S03-B01 Mr. Ruggerio’s Neighborhood
by Allen Coulter, 04.03.2001, 50min
Ben bu diziyi anlamıyorum.

S03-B02 Proshai, Livushka
by Timothy Van Patten, 04.03.2001, 57min
üfff ben bu diziyi daha fazla kaldıramıyorum

S03-B03 Fortunate Son
by Henry Bronchtein, 11.03.2001, 59min
İyi bir bölüm. Şimdiye kadar sezonun en iyisi ama bir tarafım diğer bölümleri izledikten sonra bile hala en iyi bölüm olarak kalacak diyor ki bu oldukça korkutucu. İyi bir bölüm ama daha fazlası değil başka bir şey değil bir en iyi değil. Maalesef bu sezonun ve hatta tüm dizinin bende izlenebilitesi çok çok az artık. Gerçek anlamda kendimi zorlayarak izliyorum diziye ve ben bu durumdan oldukça sıkıldım. Tüm zamanların en iyilerinden görülen bir diziyle böyle bir ilişkide olmak oldukça saçma. Ki bu ilk defa da olmuyor. Bazı çiçekler bazı topraklarda olmuyor. Bu dizinin benim kitabımda kaderi ve değerinin bu kadar olması beni gerçekten üzüyor. Bir şeyler olmaya dair sahip oldukları zaten bir şeyler olmuş olması ve iyi yaptığı şeylere rağmen dağınık bir anlatı, parlaması gerektiği halde sönük kalan karakterler ve bir türlü içine çekemediği duygularla beraber hatırlayacak olmak üzücü.
S03-B04 Employee of the Month
by John Patterson, 2001, 53min
Aslında bırakmıştım ama kendimi bu diziyi izlemek isterken buldum aylar sonra. Beğenmediğimi bile bile izleyeceğim biraz ama bu sefer daha iyi olabilir. Fazla beklentiyle girmek sorunundan mustaripti Sopranos ama artık o beklenti kırıldı. Beklentiler kırılınca yarıda kalmamalı hissi de üzerime gelmeye başladı.
Ve dönmek için ne bölüm ama. Melfi, suç, adalet ve ceza üzerine oldukça yüksek giriyor. Ama bana o ağırlığı tam olarak geçiremiyor ve ben buna artık alıştım. Bu böyle bir dizi deyip üzerinde fazla durmamak gerek sanırım. Sevdiğim şeyleri kabul edip geri kalanlarını salmak lazım. Yarım kalmayı hak edecek bir dizi değil kesinlikle.

S03-B05 Another Toothpick
by Jack Bender, 2001, 1h
Death’s around the corner. Hem onların hem benim yani hepimizin köşesinde bekliyor. Düşününce insanı içine çekiyor ama iyi bir çekiş değil bu. Ölümle iç içe olmanın ne kadarı doğru. Junior gibi görmezden gelip korkmalı mı, Tony gibi sanki hiç yokmuşçasına yaşamalı mı? Ya da ne bileyim omzumuzdaki varlığını kabul edip kendimizi şimdiden ölü diye mi adlandırmalı. Nasıl olursa olsun perde kapandığında her şey aynı olacak.
S03-B06 University
by Allen Coulter, 2001, 49min
İki uçtaki kadın materyalleştirmeleri. İki tarafta istediğini alınca kadının değeri kayboluyor. Tabi biri öldürüyor öteki sadece ayrılıyor, onu da akılda tutmak lazım. Yine de benim Sopranos’um bu değil.
S03-B07 Second Opinion
by Timothy Van Patten, 2001, 59min
+ Those jews are holding her hostage
– He is italian
jews with better food
Komik bölümdü. İyi bölümdü. Ama bilmiyorum. Bu mafya ve psikoloji işi bende bir türlü tam oturmuyor. Yalan yok ben diziyi bol mafya az psikoloji sanarken bol psikoloji az mafya bulmanın sıkıntısını hala yaşıyorum. Mafya soslu psikoloji işini sevemiyorum. Mafya kısmına göre psikoloji kısmı hep daha geride kalıyor kafamda ve bana göre önemli olan anlatılmadığından diziye yükselemiyorum. O kadar izleyip bunu hala kıramamış olmak beni üzüyor biraz ama böyle devam edeceyik sanırım. Televizyon tarihinin en iş işlerinden birini izlememezlik etmek istemiyorum. Ama içimde bir yer bunun yerine oz izle wire izle diyor. Onlara da sıra gelecek.

S03-B08 He Is Risen
by Allen Coulter, 2001, 54min
Well, he is risen isn’t he? Düz izliyoz valla tık yok.
S03-B09 The Telltale Moozadell
by Daniel Attias, 2001, 56min
+ Hey, sneaks been fucking themselves before adam and eve showed up.
Bu dizideki seks sahneleri herhangi bir pornodan bile daha heyecanlandırıcı olabiliyor.
S03-B10 To Save Us All from Satan’s Power
by Jack Bender, 2001, 1h
Merhaba Pussy, Billy Bass, Jackie. Kim ölecek? Kim ötecek? Güzel bölüm.

S03-B11 Pine Barrens
by Steve Buscemi, 2001, 1h
+ You are not gonna believe this. He killed 16 Czechoslovakians. The guy was an interior decorator. – His house looked like shit.
Komedi dizisi bölümü gibiydi ama bir yandan da rus mafyasıyla savaş çıkartacak kadar mafya bir bölümdü. En iyi kısmı ise Jackie’den kurtulmak oldu. Asla sevdiğim ve derinlik katan bir karakter değildi. Kaç sezondur mafyaya girmek için yırtınıyor ve bunu her seferinde yapılabilecek en salak şekilde yapıyor. Yakında ölür sanırım.

S03-B12 Amour Fou
by Timothy van Patten, 2001, 1h
Son sahne neydi lan? Melfi çok iyi bir tempo setter. Aynı Inter’deki Çalhanoğlu gibi oyunun tüm hızını kendisi belirleyebiliyor. Bazen bir şey söylüyor ve o söylediği şey dizide yavaş yavaş kurulmaya başlıyor. Seyirci olarak sanki çok uzun bir fitili yakıyor ve bende onun ilerleyişini izliyorum gibi hissediyorum çoğu zaman. Ve Jackie… Sen gerçek bir salaksın abicim.

S03-B13 Army of One
by John Patterson, 2001, 1h
İyice komedi dizisine döndü he. Kendi ciddiliğini biraz kırıyor gibi artık. Bu da diziyi daha rahat izlenebilir yapıyor. Mafya soslu psikoloji ne kadar ciddi geliyorsa kulağa orada yaşanan absürtlükler de bir o kadar komik ve gayri ciddi geliyor.
Ve sondaki göçmen kültürü ve ona eklemlenen göçmenlerin birinci, ikinci, üçüncü nesil farkları çoooooook iyiydi. Kısacık bir anda tüm konuyu ağırlığı ve yoğunluğuyla verebilmiş ve bunu sadece italyanlara sınırlayarak da yapmamış.
Son birkaç bölümdür dizi izlemesi güzel geliyor. Bunun sebebi o ilk paragrafta anlattığım şey mi yoksa bendeki bir kırılmamı bilmiyorum ama uzun zaman sonra Sopranos’a daha farklı bir gözle bakıyorum.

Genel
Sopranos’u çoook uzattım. Bu kadar uzatmaya gerek yoktu ama gittiler geldiler bıraktılar geri geldiler derken sürekli diziyi öteler oldum. Aradığımı bulamadığım bir dizi oldu çoğunlukla ama bu sezonun sonu daha göze hoş gelmeye başladı. Hak etmediği bir davranış görüyor benden ama Sopranos’u herkesin gördüğü gibi göremiyorum hala. Bu sezonun daha tatlı bitmesindeki sebep sanırım kendi ciddiliğini eskisi kadar takip etmemesi. 2 yılda bitirmişim bir sezonu.


Bir Cevap Yazın