by Denis Villeneuve, 2016, 1h56min

Neyle başlasam neyle başlasam. Sanırım önce büyük sonra da küçük görünen kötü ile başlamalı. Ben bu askerlerin televizyon izleyip ekstremleşme işine pek ikna olmadım. Hem tüm o kurduğu şeye eğri duruyor hem de film işleyişi adına da yapay kalıyor. Olay mantıksız mı desen değil ama filmle olan uyumu çok yıkıcı. İnsan pek tabi bu bilinmeyenden korkacak ve kontrol edemediğini kontrol etmeye çalışacak. Mantıksız kısmı ne televizyon böyle bir şeyi tek başına sağlayabilir, ne de böyle bir olaya gönderilen ekip ve onun başındakiler böyle bir aymazlığa izin verebilir. Yani olay aslında film için uygunken onun etrafını çok boş bırakarak böyle damdan düşer bir iş gibi giriyor ilerleyişe. Televizyonda görülen iki haber, 3-5 asker bakışmasıyla bunun altı dolmuyor maalesef. Bunun altını doldurmak filmin zamanından çok çalacak orası kesin ama bu hali zarar veriyor.
Neyseki film ilerledikçe bu sırıtma azalıyor çünkü olayın film için değeri uzaklaşıyor. Düz yolda giderken bir anda karşımıza çıkan keskin viraj yolda ilerledikçe unutuluyor, yukarıda da dediğim o sonuçsuz çaba haline dönüyor. Filmin geneline şöyle bir bakınca bu büyük görünen olayın etkisi neredeyse yok. Değiştirdiği şeyler var ama filmi dönüştürecek kadar derinlikte verilmiyor bu değişimler. Filmi bir yerden bir yere taşımıyor, bir duygu ve anlam yüklemiyor sadece olayları biraz hızlandırıyor ve tempoya yapay bir müdahale olarak göze batıyor. Bir araç olarak sevmesen de kabulleniyorsun. Zaten film ilerleyince zaman olgusu kırıldığından aracın tempo amacı da elinden alınıyor ve sanki öyle bir olay hiç olmamış gibi kalıyor. Film içinde saçma hissettirdiğinden aklımı yoklayan şey daha film bitmeden küçülerek yok oluyor.

Gelelim iyilere. Daha ilk andan, ilk saniyeden film müzik ve görüntü ile çevreden gelen gerilimi çok çok iyi veriyor. Bu gerçek bir yönetmen başarısı, bunu salt yazı, görüntü veya başka bir temel öge ile değil ancak ögeleri iyi birleştirerek yapabilirsin. Sanırım tek başına bu durum bile Villenö’yü Dune filmi için çok değerli kılıyor (Daha Dune okuyup, izlemediğimi de eklemek isterim). Yabancıların ince ince yarattığı farklılık ve bilinmezlik gerginliği, farklı ülkelerin tepkisel gerginliği, her bireyin bu bilinmeyen durum karşısındaki bilinmez tepkisinin gerginliği, ortamların bilinmezliği, soruların ve cevapların bilinmezliği, dillerin bilinmezliği derken yakalanan o yabancılık ve gerginlik film boyunca hiç bitmiyor. Yer çekimine yenik düşmek gibi yavaş yavaş o bilinmezin karanlığına çekiyor film izleyeni. Aynen filmde karakterlerin o bilmediklerin karanlığa yükselmesi gibi bir şeyi yaşıyor izleyen.
Bu çok zor bir iş olsa gerek. Daha önce de içine çekildiğim, kendimi kaptırdığım filmler olmuştur ama bu farklı. Onu farklı yapan şey görünür mutlaklığı. Filmin seni o karanlığa çektiğini yavaş yavaş görüyorsun. Karanlığın seni yavaşça içine aldığını görüyorsun. Vücudunu çeken kuvveti hissediyorsun ama buna karşı çıkamayacağını da biliyorsun. Aynı yer çekimi gibi ya da genel anlamıyla kütle çekimi gibi. Bunu göstere göstere yapması bana çok etki ediyor. Başka bir filmde başka bir şeyde olsa bu kadar çok fark etmekten o etkiyi yakalayamazsın, o amaç uzaklaşır senden ama farkında ola ola içine çekilmek başka bir şeymiş sağolsun Villenü abi gösterdi.

İşin daha katakulli kısmı ise sonda duruyor. Film kendi Hannah’sını yani kendi palindrom halini iyi yapıyor. Oldukça zor bir konsepti sırıtmadan, zorlamadan, sorgulatmadan karşıya geçiriyor. Güzel ve zor bir iş başarıyor, burada eksik yok ama tatmin edici mi konusunda pek emin değilim. Bunun önemli sebebi konunun yabancılığı ve uçuculuğu, aynı zaman gibi. Yani ona yapılacak pek bir şey yok. Olayın psikolojisi, olayın teknikalitesi, olayın 3000 yıl sonraki yansıma gibi gibi yanıtlanması neredeyse imkansız kısımların olması tatmini azaltıyor. Ama bir yandan da bunları cevaplamak, cevaplamamaktan daha fazla sorunlar doğuracak orası kesin. Aynı durum uzaylı kardeşlerimiz için de geçerli tabi.
Sonuç olarak güzel bir filmdi. Bazı noktalardan özel, bazı noktalardan iyi bazı noktalardan da eksik bir filmdi. Filmin kütle çekimi onu çok büyük bir yapıt yapıyor ama etrandaki eksiklikler göze batmıyor desem yalan olur.
p.s. Bir de profesyonel merak ile çocuksu merakın, uzaylılarla anlaşmanın kendi dünyanla anlaşma ile olan yakınlık oyun ile bu oyunların kazandığı anlamları da yazmışım gibi hayal edebilirsin.

6ÇİZİLİ
+Gerilimi iyi yakalamış ama bu askerler right wing oldulu kısım ığk.
+Bu filmi bu zamana kadar izlememiş olmak tek başına bir başarı iken bu film ile alakalı hiçbir şeyi bilmiyor oluşum inanılmaz bir iş. Kendimi tebrik ederim.


Bir Cevap Yazın