Herhalde bu hissi bu kadar keskin hissettiğim başka bir an yok. Askerliği tam olarak böyle hayal etmiş ama barındırdığı duyguların ya da daha doğrusu barındırmadığı duyguları hiç akıl etmemiştim. Daha buradaki ilk haftam bile değil ve ben kendimi bezmiş hissediyorum. Alıştığım o kaçışçı bezmişlik gibi değil bu, duygusuz ve gerçek bir bezmişlik. Öyle bir bezmişlik ki saatlerce, günlerce, aylarca tavanla bütünleşebilirim. Hatta bunu sonsuza kadar yapmanın yollarını bile düşleyebilirim.
Tam bu satırları yazarken Kıbrıs’ta ilk defa bir beyaz kelebek gördüm. Uzun bir süredir gördüğüm ama anlamlandıramadığım bu işaret bana gel mi diyor yoksa kal mı emin değilim. Tam bir sonsuz mutlaklıktan bahsederken böyle sembolik bir şeyin karşıma çıkışı manidar.
Askerlik farklı bir yer. Öyle dile pelesenk olmuş farklardan değil askerliğin farklılığı. Uzaklaştıran, kimliksizleştiren bir farklılık değil yakınlaştırıcı bir farklılık. İnsan burada toprağa ve onun altına her zamankinden daha yakın.
“Ah hayatta yalnız olsaydım, kimse beni sevmeseydi, ben de kimseyi sevmezdim. Bütün bunların hiçbiri olmazdı.”



Bir Cevap Yazın