Son dönemde biraz farklıyım. İyi anlamda farklıyım şükürler olsun ki. Belki normalden biraz fazla salağım ama daha düzenliyim. Belki daha temkinliyim ama topluyum kişi olarak. Bende bir şeyler değişti gibi hissediyorum ve ne zaman olduğunu da çok iyi biliyorum.
Hayaletlere gittim. Ya da onlar benim ayağıma geldi. İnsanın çok eskisinden birilerinin sadece görünerek insana yapabildiği şey çok derin. İnsanın geçmişini oluşturan Jenga’nın en altından bir taş. Jenga’nız sağlamsa ya da taş boştaysa bir anlamı yok ama tam tersi ise tüm oyunu yıkadabilir yapadabilir. Bu seferki bir yapım mıydı yoksa yıkım mı bilmiyorum. İlk başta bir yapım gibi duruyor ama bir şeyler yıkılmadan da bir şeyler yapılmıyor sanki.
Kafamda bir süredir oturmaya başlayan şeyler var. Dışarının seslerini artık iyiden iyiye duymamazlıktan geliyorum. Türlü türlü insanın fikirlerindense bir karganın bağırışında, bir ağacın hışırtısında daha büyük anlamlar buluyorum. Bir şey yapıyorum ya da en fazla iki şey ama fazlasında yoğum (belki üç şeydir). Birşey olmaya ya da olmamaya çalışmıyorum çünkü yoruldum ve sıkıldım. Sadece yapıyorum. Bu yılı yazma yılı yaptım mesela. Yıllara bir anlam yükleyen, amaçları olan bir adam olamadım hiç ama bu yılı yılın tam ortasında yazma yılı yaptım. Hayatıma nasıl bir katkısı oldu bilmiyorum ama önemi var mı? Sporu kestim bayadır (belki daha da bağlanmışsındır). Kilo aldım uzun zaman sonra. Pantolon bedenlerim büyüdü, tişörtler olmamaya başladı üstüme. Ama niye? Bir hayalet tek başına gerçekten bunları yapabilir mi?
Hala şüpheli de olsam, ben o hayaleti gördüm. Hayalet de beni gördü bence. Ve ben gözümü hayaletten alamadım. Sanki bir otobanda, karanlık bir otobanda bana hızla yaklaşan bir çift far görmüşüm gibi bakakaldım hayalete. Önce acaba mı diye baktım sonra tüm acabalar için baktım. Yanıma geldi afiyet olsun dedi ve ben yüzüne ancak o an bakamadım. Korkmuştum çünkü. Onun o olmasından korkmuştum. Onun da benim gibi olmasından korktum. İki kaybeden olarak yeniden karşılaşmaktan korktum. Belki biz en başından kaybetmiştik zaten ama böylesi çok daha korkutucu.
Ve sonra hiçbir şey olmadı. Zaten benimle ilgili ne zaman bir şeyler gerçekten oldu ki. İçinde benim olduğum bir aksiyon olabilir mi ki. Ben bir arabaya binip gittim. Kendimin sürmediği hep yolcusu olduğum bir arabaya. O, eğer gerçekten o ise, işine devam etti, ben aklına dahi gelmedim. Birkaç saat sonra evine gitti, belki bir çift kol ile belki bir battaniye ile bir koltukta uyuyakaldı. Ama belki, sadece küçük bir belki ama belki ben de onun aklına düştüysem bir anda bu bomboş uzaydaki iki uzak gezegenin yörüngesi belki bir birini çekecektir. (Hiç sanmam.)



Bir Cevap Yazın