Şarkıyla beraber yine dalıp gitmiştim. KEndime geldiğimde önce şarkı mı bitmişti yoksa sigara mı bilmiyordum. İzmarite baktım, askerdeyken inzibatlara izmatrit diyen Bartınlı geldi aklıma, güldüm. Bartınlıyıdı da izmaritle alıp solumdaki büyük saksı içindeki küçük ağacın toprağına gömdüm. Gömerken aklıma bir şey takıldı, meraktan şöyle bir saksıyı tıklattım parmağımı ve “Sonunda tahtadan olmayan bir şey buldum.” dedim kendi kendime.
Sağıma döndüm, kadın gözleri ayda dudakları sigarada bir şeyler düşünüyordu. İntikam almak dürtüsüyle bu sefer ben onu irkilttim bir soruyla. Seni buraya getiren ne dedim. “Oregon’a mı, bu partiye mi, bu balkona mı?” balkonda karar kıldım. İçerde bir süredir görmediğim ve görmekten de pek haz etmediğim insanlar var, onlardan biraz uzaklaşmak için buraya kaçtım dedi. Soru sırası ona geçmişti. “Peki sen neden buradasın.”. Oregan’da mı, partide mi, balkonda mı? diye takrarladım. Şarkıdan anladığım kadarıyla sırf vakit geçsin diye bir sigara yakmak için buradasın o yüzden neden partidesin diye soruyorum, çok parti insanı olmadığın belli oluyor dedi. Hem sigara da hem parti insanı olmamam da haklıydı sadece doğru diyebildim. Sonra partiye yurttaki oda arkadaşımın zorlamasıyla geldiğimi ve partide onu kaybettiğimi anlattım.
David 3 haftadır dersler ve ihtiyaçlar harici yurttan çıkmayan bana acımış ve daha fazla dayanamayıp beni partiye getirme ihtiyacı duymuştu. İyi niyetli olsa da onun kadar parti insanı olmadığımı fark etmiş olacak ki bir noktada yollarımız ayrıldı. Yine de ona teşşekkür etmem gerek sanırım. Buraya geldi geleli benimle arada bir ilgilenen nadir insanlardan biri oldu sağolsun. Kız “Sanırım sen de bizim okuldansın, hangi yıl?” diye sordu “freshman” dedim. Hiç freshman havan yok daha senior duruyorsun dedi ben de oldukça ‘senior’ hissediyorum zaten dedim. Sen hangi yıldasın soruma sophomore, ingilizce diye cevap verdi.



Bir Cevap Yazın